AR, VR‘ın (Virtual Reality / Sanal Gerçeklik) aksine tamamen sanal bir görüntü yaratarak kullanıcıyı gerçekten izole etmez; var olan gerçek görüntüyü, bilgisayar tarafından üretilen ses, görüntü, grafik ve GPS verileriyle destekler. Böylece gerçek görüntünün, gerçek zamanlı bir şekilde kullanıcının işine yarayacak şekilde zenginleştirilmesini sağlar.
AR destekleyen pek çok cihaz geliştirilmektedir. Bu cihazlar arasında gözlükler, head-mounted display’ler, kontakt lensler, sanal retinal ekranlar vs. bulunur. Askeri araçlarda, uçaklarda ve kimi otomobillerin ön camlarında da AR teknolojisinin kullanıldığını görebilirsiniz (ayrıntılı bilgi için Wikipedia‘ya bakabilirsiniz). Bunlarla birlikte, şu anda telefonunuza indirip kullanabileceğiniz; ya da hâlihazırda telefonunuzda yüklü olan AR uygulamaları da vardır.

AR kavramı akıllara ilk etapta AR-GE kavramına getiriyor olabilir. Ancak tamamen farklı şeyler olduğunu kesin olarak söyleyebiliriz. Bu arada AR-GE demişken bir hususa daha dikkat çekmek gerekir diye düşünüyoruz. Umarım “AR” da ülkemizde AR-GE kavramı gibi yanlış yorumlanıp sadece kurulması ya da bulunması gerekli bir birim gibi ele alınıp amacından, katacağı değerden uzaklaştırılmaz. Maalesef köklü ve vizyon sahibi işletmeler dışında tüm işletmeler AR-GE birimlerini tabela birimi olarak kurmaktan öteye geçemediler. Umarız Ar-ge ve İnovasyon ülkemizde de en yakın zamanda hak ettiği değer ve önemle yerini alacaktır.

Artırılmış gerçeklik kavramının genel bir tanımını yapmak istersek; gerçek dünyadaki çevre ve içindekilerin, bilgisayar tarafından üretilen ses, görüntü, grafik vb verilerle desteklenerek ortaya çıkarılan canlı veya dolaylı fiziksel görüntüsüdür. Cihazların cisimleri ayırt etme özelliğini kullanarak, sanal objelerin gerçek görüntülerin üzerine eklenmesi biçiminde de tanım yapabiliriz.
Artırılmış gerçeklik kullanılarak bundan önce hayal dahi edemediğiniz şeyleri yapmanın, günlük sorunların keşfedilmemiş ve keyifli yöntemlerle çözümü imkanı sunuluyor.